-
Yazıyor orda.
Posted on June 1, 2012 via limonata bebek with 36 notes
Source: limonatabebek
-
Posted on May 30, 2012 via teaching literacy. with 58 notes
Source: flickr.com
-
“Bunu da anlamadınız”
“Gençliğimizde cumartesi suare için sinema biletini çarşamba gününden alırdık. Bilet karaborsası olurdu. Şimdi o günler geri gelir mi? Gitti bitti onlar. Bizim semtimizde 5 tane yazlık sinema vardı: Aysu, Çiçek, Lüks, Madalyon, Stat… Hepsi de dolardı. O bir devirdi, geçti. Radyodan “radyo tiyatrosu”, “arkası yarın” merakla, heyecanla dinlenirdi.”
“Muhayyilesi olmayan insanlar radyo denilen kutunun başına toplanıp heyecanla “radyo tiyatrosu” dinler mi? İftiraya bak! Rüzgâr sesleri, köpek havlamaları her birimize ayrı bir dünya kurduruyordu. Sanki dinlediğimizi sinemaya aktarıyorduk, her birimiz ayrı bir rejisör gibi, senarist gibiydik.”
“Sanatçı devrimci (devirici) olurmuş da bilmem ne. Sanatçı, ruh-madde birleşmesindeki güzelliğin görülemeyen, hissedilemeyen sırlarını gösteren, sezdiren kişidir. Hugo devrimciydi ama “felsefe İncil’i doğrular” diyordu. Sefiller yazarıydı, ama devirici değil, pozitivist değil, Marksist bilmem ne “ist” değildi.
Gerçek sanatçı, ruh-madde sentezindeki güzelliğin sırlarını keşfetmek yoluyla insanın ve hayatın içindeki zenginleri göstermeye çalışan bir inşâcıdır, yıkıcı falan değil. Aslı budur.”
Kaynak: Readability arayüzü ile ; Orijinal link
-
Müzik hiç olmasaydı veya kısık seste olsaydı daha güzel olurdu.
Wavestorming Ho’okipa GoPro (by ArtifactProductions)
Source: youtube.com
-
Ârif insanın çalışma alanı ve yumuşak yataklar
Yazının başlığı çok kısa olarak “gaflet” de olabilirdi. Ama şu an itibariyle bir (tane) yanlış anlaşılmaya da mahal verebilirdi, bu sebeple böyle.Ârif insanın çalışma alanında/ odasında bir masa vardır, bir ahşap sandalye vardır, oda geniştir, ferahtır, zeminin 4’te 1’ini filan kaplayan ufak bir halı vardır odada. Pencereleri, gündüzleri Güneş’i, geceleri Ay’ı odaya davet etmektedir.
Evet, odası başta olmak üzere, evinde yumuşak koltuklar, yumuşak yataklar, sıcacık yataklar yoktur bu insanın. Gaflet içinde gömülmüyordur o koltuklara.
“Tüm kötülüklerin kaynağı” derler ya alkole, “tüm gâfilliklerin kaynağı”dır bu yumuşak yataklar, koltuklar, koltuk takımları, sıcacık yataklarımız. Uyku gafletini getirirler, o da diğerlerini; rahatı, rehâveti, geçiştirmeyi, “nemelâzım”ı, umursamazlığı, gamsızlığı, gamsız hâyatı. Boşa geçen koskoca hayâtı. Hayâtı götürür.
Allah kurtarsın, doğru yola iletsin, insanlığa faydalı bir ferd yapsın benim gibi gâfilleri. Amin.
-
Camilerin Karizması
Yine Cuma, Cuma namazı ve yine namaz öncesi yardım talebi. Off.
İstanbul’da en sevdiğim cami, Süleymâniye camiidir. Hatta, Selimiye’yi de gördüm, ondan da çok severim bu camiyi. ( Türkiye’de gördüğüm târihi camiler arasında en sevdiğim ilk 3 ise şunlar: Eski Camii, Üç Şerefeli Camii (Edirne) ve Ulu Camii (Bursa). Pek çok yerine gitmiş değilim Türkiye’nin )
Hımm, evet, Süleymaniye.
Anadolu yakasında oturuyorum, “boğazın incisi” denilen Beykoz’da. Evet, Beykoz çok güzel, fıstık; ama sevemiyorum Anadolu yakasını. Avrupa yakası ile kıyaslayınca sevemiyorum. Yakanın kendisini sevmediğim gibi, gariptir, camiilerinde de namaz kılasım gelmez. (Gereksiz yere uzatıyorum yazıyı.) Bunun için de, her Cuma namazını Avrupa yakasında, özellikle de Süleymâniye’de kılmak istiyorum.
Evet, bugün değil, geçen hafta Süleymâniye’deydim. Muhteşem mîmâri, muhteşem târihin “canlı” şâhidi. Mîmârının karizması. Atmosferi.. vs. derken. Off, inanamadım âdeta duyunca, inanmak istemedim. Hutbe sonrasıydı herhalde, hoca “namaz çıkışı yardım” talebinde bulundu ve ben orada öldüm. Bunu da kabirden yazıyorum.
Bunun çözümünü bilemiyorum, yani, bir vatandaş olarak (yok, pardon, vatandaş olarak değil, burada yaşayan biri olarak) bir çözüm gelmiyor aklıma. Ama bu olmamalı, böyle olmamalı. İnanıyorum ki, benimle aynı fikirde olan insan sayısı da azımsanmayacak kadardır.
Neyse yani, böyle. Bu kadar. Allah kurtarsın!
-
İstifa.
“İstifa ediyorum.”
yok,
“İstifa etmek istiyorum.”
yok,
“İstifa etmek istiyorum kendimden”
yok,
“Kalpten / duygulardan istifa etmek istiyorum”
yok.
Başaramıyorum.

